18 yıl süresinde perlit ve yıkama alanında maddi ve manevi olarak güç kazanan şirketimiz günümüzde sektörün en kapsamlı ve güçlü firması haline gelmiştir.

PONZA “NEDİR”

ponza-nedirPonza kelimesinin temeli İtalyan dilinden gelir ve diğer dillerdeki karşılıklarına kaynak teşkil etmiştir. İtalya ponza madenini çok eskilerden beri kullanmaktadır ve neredeyse ponza rezervlerinin tümünü tüketmiştir. Ponza rezervlerini tüketen tek ülke İtalya değildir, Ülkemiz ‘den ponza rezervini tüketen madenlere örnek vermek mümkündür. Kayseri iline bağlı Sindelhöyük kasabasında bulunan ponza madenide, ponza rezervinin tükenmesinden dolayı günümüzde ponza , bims çıkaramamaktadır. Ponza taşı değişik dillerde farklı adlandırılır. Ponza taşının birkaç ülkedeki isimlendirmesi şöyledir ; İtalya pietra pomice, pumicing Almanya bimsstein, poliermittel, poliermittelstein İngiltere pumice, pumice stone Hollanda puimsteen İspanya piedra pómez Fransa pierre ponce, renovation Portekiz pomice Brezilya pedra, polimento Türkiye ponza, ponza, süngertaşı, nasır taşı, hasır taşı, topuktaşı Ponza volkanik bir kayaç türüdür.

Volkanik bir cam yapısındadır. Volkanik faaliyetler neticesinde iki tür ponza oluşmuştur ; asidik ponza ve bazik ponza.(Scoria, bazaltik ponza) Bazik ponzanın rengi koyudur ve birim hacim ağırlığı asidik ponzaya göre oldukça fazladır. ( 1,2 – 2 gr/cm3 ) Yeryüzünde en yaygın olarak bulunan ve kullanılan türü asidik ponzadır. Bu tür yapısındaki silisyum, potasyum ve sodyum nedeniyle açık gri / kirli beyaz renktedir. Oluşum esnasında ani soğuma ve gazların bünyeyi ani olarak terketmesi sonucu oldukça gözenekli bir yapı kazanmıştır. Gözeneklerin neredeyse tümü birbirleri ile bağlantılı değildir. Yoğunluğu 0,5-1 gr/cm3 arasında değişmektedir. Ponzanın fazla gözenekliliğinden dolayı ısı ve ses geçirgenliği oldukça düşüktür. Ponzanın sertliği mohs skalasına göre 5,5 – 6 civarındadır ve yapısını teşkil eden SiO2 oranı %60- %75 arasındadır. Bu oran neticesinde ponza çeliği bile aşındırabilir. Ponza kristal suyu ihtiva etmez. Ponza taşı kimyasal olarak tesirsizdir. Dünya kabuğunun derinliklerinde, bazaltın kısmi erimesiyle oluşan magma cepleri bulunmaktadır.
Çok yüksek basınçta bu magma normal koşullarda sıvı yada gaz olabilecek tüm maddeleri emer. (H2O, CO2, F) Zaman içerisinde, bu magma cepleri üzerindeki basınç, yer hareketlerinin etkisiyle azalır. Yer hareketleri meydana geldiğinde, volkanik bir patlama başlar ve bu gazlar magmanın içinden püskürür. Gazların serbest kalmasıyla magmanın yapışkanlığı çok hızlı şekilde artar ve katılaştırma ısısı yükselir. Böylece magma köpürür, parçalara ayrılır ve ponza taşı diye bildigimiz maddeyi oluşturur. Bu madde kraterden havaya çok büyük bir gaz patlamasıya atılır ve çevreye dağılır. Ponza , çok ani soğumasından dolayı kristalize olmaya zaman bulamamış kaya türüdür. Katılaştığında içinde çözülen buhar aniden salınır ve püskürerek gözenekli yapıyı oluşturur. Bu şartlar oluştuğunda her tür lav, ponza haline gelebilir. Ponza kendi türünde sayılabilecek obsidyen, pekstayn ve perlit gibi volkanik kayaçlardan en çok perlit ile karşılaştırılır. Ancak gözenekli yapısı, kristal suyu ihtiva etmemesi ve hiç bir işlem görmeden doğal olarak kullanılabilmesi ponza taşına oldukça fazla avantaj kazandırır.
Ponza taşının doğal hafifliği diğer yabancı maddelerden arındırma işleminde çok büyük kolaylık sağlar. Bu işlem sadece su kullanılarak yapılabilir çünkü ponza su üzerinde kalabilir. Bu nedenle çevreyi kirletmez ve nihai ürünlere dönüşebilmesi için enerji kaynaklarını israf etmez.


MÖ 1.yüzyılda Vitruvio’ya ait mimari özette ponza taşından bahsedilmektedir. Vitruvio bu özette “sudan hafif” bu nedenle de “yüzücü” olarak tanımlar. Ayrıca “suyu emmediğini” ve “hijyenik” olduğunu da belirtir. Eski Romalılar zamanında ponza taşı çoğunlukla termal banyoların ve tapınakların yapımında kullanılmıştır. Bu eserlerin bazıları halen görülebilir. Bu dönemlere ait en belirgin örnekler Roma Pantheonu ve İstanbul’daki Ayasofya Kilisesi’dir. Almanya ‘da ise 1800 lü yıllarda Rhinenland şehrinde kullanılmaya başlanmıştır. Avrupa genelinde ise yakın döneme dek ponza taşına ilgi gösterilmemiştir. ABD de ise ponza taşının yapı malzemesi olarak kullanılması 18. yüzyılın ortalarında California’da başlamıştır. Son 30 yıl içerisinde ise teknolojinin gelişmesi ve çevre bilincinin artması ponza taşının kullanımını yaygınlaştırmıştır.

Tekstil Sektöründe Ponza Kullanımı Ponza taşının fiziksel ve kimyasal (Na2O – K2O) özellikleri tekstil endüstrisinde mamül ürünlerin taşlanması için tamamen uygundur. Yıkama tekniklerindeki gelişme ile birlikte ponza taşı, daha hafif gramajlı kumaşların yıkanmasında da kullanılmaya başlanmıştır. Ayrıca yeni nesil yıkama makinalarında daha büyük kalibre edilmiş ponza taşlarıda kullanılmaya başlamıştır. Bu sektörde kullanılan ponza taşı asidik olandır ve rengi beyazdır, üründe leke oluşturmaz ve temizleme gerektirmez. Bu da tekstil ürününün maliyetine ek bir artış getirmez. Ancak kullanılacak ponza tamburlama diye tabir edilen yuvarlatma işlemine tabi tutulmalı ve diğer tüm yabancı maddelerden özenle ayrıştırılmalıdır. Ayrıca yıkanacak kumaşların farklılıkları ve yıkama makinalarındaki çeşitlilik nedeni ile değişik ebatlarda kalibre edilmelidir. Tekstil sektöründe, ürüne hasar vermeden iyi bir aşındırma yapmak için ponza taşında kaliteli ve özenli işçilik uygulanmış, içeriğinde hiçbir yabancı madde karışımı olmayan ürünlerimizi tavsiye ediyoruz.

perlit_10Ponza taşının fiziksel ve kimyasal (Na2O – K2O) özellikleri tekstil endüstrisinde mamül ürünlerin taşlanması için tamamen uygundur. Yıkama tekniklerindeki gelişme ile birlikte ponza taşı, daha hafif gramajlı kumaşların yıkanmasında da kullanılmaya başlanmıştır. Ayrıca yeni nesil yıkama makinalarında daha büyük kalibre edilmiş ponza taşlarıda kullanılmaya başlamıştır.

Bu sektörde kullanılan pomza taşı asidik olandır ve rengi beyazdır, üründe leke oluşturmaz ve temizleme gerektirmez. Bu da tekstil ürününün maliyetine ek bir artış getirmez. Ancak kullanılacak pomza tamburlama diye tabir edilen yuvarlatma işlemine tabi tutulmalı ve diğer tüm yabancı maddelerden özenle ayrıştırılmalıdır. Ayrıca yıkanacak kumaşların farklılıkları ve yıkama makinalarındaki çeşitlilik nedeni ile değişik ebatlarda kalibre edilmelidir.